|
Katı atıklar
ve mutfak atıkları EM ile gübre olarak geri kazanılabilir. Yöntem EM
kompost yapma yöntemiyle aynıdır.Atığın kötü kokusu çabucak kaybolur. EM,
atığı yararlı bir ürün haline dönüştürür. Burada atık denilince, her türlü
kanalizasyon atığı ve toksik maddeler kastedilmektedir. Bu tür atıkların
çürümesi kendi haline bırakıldığında aylar sürmekte iken EM ile 3-4
haftada atıklar çürüyerek gübreye dönüşmektedir. EM uygulandığı andan
itibaren ise atığın potansiyel tehlikesi ortadan kalkmış demektir.
*
Mutfak atıklarından kokusuz kaliteli kompost yapımı için tıklayınız.
*
Elde edilen kompostun bahçe ve evlerde kullanımı için tıklayınız.
*
Elde edilen sıvı gübrenin kullanımı için tıklayınız.
Genel
olarak EM'nin etkileri;
- Kötü
kokuları yok eder.
- Zararlı
haşarat, sinek ve böcek oluşumunu en aza indirir.
- 3-4 hafta
içinde çöplerin organik kısmının fermantasyona uğrayarak gübreleşmesini
sağlar.
- Oluşan
gübre mikroorganizma katkılı gübre olup tarımda kullanım için son derece
elverişlidir.
- Süzülen
sıvılar nehirlere göllere deşarj edilebilecek niteliğe ulaşır ve istenirse
tarımda da sulama amacıyla kullanılabilir.
Atık Suların Arıtılmasında EM
Kirlenmiş
suların BOİ, KOİ, pH, E.koli düzeyleri yüksektir. EM'yi kullanmadan önce
suyun test edilmesi önerilmektedir. Ayrıca, suyun EM kullanılarak geri
kazanılmasının amacıda belirlenmelidir. Örneğin; Sadece kötü kokuların
giderilmesi mi, geri kazanılan suyun tarımda kullanılması mı yoksa yıkama
suyu olarak kullanılması mı istenilmektedir ? Kirli suyun analizi ve geri
kazanım amacı, EM'nin uygulama yönteminde belirleyici etken olacaktır.
Atık suyun, biyolojik olarak arıtıldığı tüm arıtma tesislerinde
mikroorganizmaların kullanılması normal bir işlemdir.Doğada da atık sular
mikroorganizmalar tarafından temizlenmektedir.Ancak, biyolojik arıtma
aslında organik kirleticilerin doğada yok edilmeleri için yer alan
biyoflokülasyon ve mineralizasyon proseslerinin kontrollü bir ortamda
optimum koşullarda tekrarlanmasından başka bir şey değildir. Bu işlem
kontrollü bir ortamda ve bazı seçilen mikroorganizmalar kullanılarak
gerçekleştirilmektedir.
Geleneksel su arıtma yöntemi, tesisten çıkan nihai
arıtılmış suyun ve/veya tesis içinde arıtılmakta olan suyun kalitesini
artırabilecek diğer mikroorganizmalardan yararlanmayı düşünmeksizin,
yalnızca bazı tür mikroorganizmaların kullanımı yoluyla organik maddenin
parçalanması esasına dayanmaktadır. Arıtmada Etkin Mikroorganizmaların
(EM) kullanımı anaerobik olarak arıtma yapılmasına da olanak tanımaktadır.
Bu yüzden, EM’yi nerede kullanacağımızı düşünmek zorundayız. Anaerobik
koşulların mutlaka sağlanmış olmasının gerekmediğinin de bilincinde
olmalıyız çünkü EM hem aerobik hem de anaerobik koşullarda etkindir.
Bu yüzden, geleneksel atıksu arıtma sistemlerinde,
biyolojik reaktör dışındaki arıtmanın tüm aşamalarında uygulanması yarar
sağlayacaktır. Burada, EM’nin oluşturduğu bazı kimyasal maddelerin (laktik
asit, antioksidanlar ve bazı enzimler)sağladığı yarar, EM
mikroorganizmalarının sağladığı yarardan daha önemli rol oynayacaktır.
EM kullanımının bir başka yararı daha vardır. EM1’den EM-aktif
üretildiğinde (EM, atıksuda EM-aktif olarak kullanılmaktadır) fermentasyon
yapmaktayız ve üretilen EM-aktif atıksuda kullanıldığında atıksu için
yararlı olabilecek çeşitli bileşikler oluşmaktadır: yüksek hidrolitik
etkinliğe sahip enzimler ve bazı antioksidan maddeler. Bu bileşikler,EM
mikroorganizmalarıyla birlikte atıksuyun yüksek
kapasitede arıtılmasını sağlamaktadır.
Arıtmada EM kullanımını ele alırken, biyolojik arıtma
sisteminde su ve çamuru ayrı ayrı ele alacağız.
A - SU
1- Katı Maddelerin Ayrıştırılması
Organik çökeltiler, EM ile fermentasyon sonucu dekompozisyona uğramaktadır
(bozunmaktadır). Organik partiküllerin partikül boyu kolloidal madde
boyutunun altına
inmektedir. Ayrıca, yine fermentasyonun etkisiyle kötü koku
oluşmamaktadır. EM-1’den EM-A’ya fermentasyon aşaması ayrıca şekerlerle
fermentasyonu da içermektedir. Bunun sonucu EMA’nın içinde ortaya çıkan
ekzoenzimler mikroorganizmaların büyümesi için gerekli besinleri
sağlamaktadır. Fermentasyon tamamlandığında, EM’de, organik maddeleri
hidrolize edecek mikroorganizmalar ve enzimler bulunacaktır.
2- Suyun Kalitesinin Değişmesi
Organik madde çökeltilerinin su içinde çözünmesinin iki aşamada iki farklı
etkisi ortaya çıkacaktır.
Önce kısa bir süre için suyun kalitesi kötüleşecektir. Bu süre içinde
Micelis gibi öğeler zararlı gibi görünebilir ancak telaşa kapılmaya gerek
yoktur çünkü bu malzemeler su içinde mikroorganizmalar tarafından kısa
sürede kullanılacaktır. Mikroorganizmalar için besin anlamına gelen
çözünmüş organik madde içeriğindeki bu artış yüzünden biyolojik reaktörün
işlevinde iyileşme görülecektir.
3- Su
Türbülansında İyileşme
Yukarıda 2. bölümde belirtilen koşullara yaklaşık bir haftada
ulaşılmaktadır. Bundan sonra suyun türbülansında iyileşme görülecektir.
Eğer lifli madde ya da inorganik madde miktarı fazlaysa, bu sürece
ulaşılması daha uzun zaman alabilir. Bu değişim gerçekleştikten sonra,
organik madde çözünecek ya da çökelecektir ancak miktarı daha az
olacaktır. Burada unutmamamız gereken çökelen organik maddenin
uzaklaştırılmaması gerektiğidir. Çünkü bu çökelen organik madde EM üreten
bir kaynak olarak davranmaktadır ve organik maddenin dekompozisyonunun
devam ettirilmesinde temel işleve sahiptir.
Böylece, arıtılan suyun temiz
ve yüksek kalitede olmasını sağlayabiliriz. Dinamik arıtma sistemlerinde
(hemen hemen tamamı böyledir), çökelen maddenin bir kısmı suyun yüzeyine
çıkarak bir sonraki arıtma aşamasına sürüklenebilir. EM’in çoğu ön arıtma
aşamasında (büyük katıların, yağların ayrıştırılması ...) kullanılır. Bu
yüzen madde ya biyolojik reaktörde kullanılacak, birinci ya da ikinci
durultucularda çökelecektir.
4- Antioksidasyonun Teşvik Edilmesi
EM uygulanmaya başladıktan sonra hemen bir kaç hafta içerisinde, özellikle
oksidayon nedeniyle çözeltideki iyonlaşmanın bastırılması söz konusu
olacaktır. Oksidasyon iyonlaşmayı teşvik ederken, EM ilavesiyle
fermantasyon ve dolayısıyla anti-oksidasyon bunun tam tersini yani iyonik
halin indirgenmesini teşvik edecektir. Bunun sonucu atık suyun kalitesine
bağlı olarak, eğer iyonik halde yüksek miktarlarda kirlilik içeriyorsa,
çökelme miktarında artış da gözlenebilir. Bu özellikle maden ocaklarında
biriken sulardaki iyonların uzaklaştırılması ve deri sanayi atıklarında
bolca bulunan Cr+6’nın çevreye zararsız hale getirilmesi ve metal kaplama
sanayi atık sularındaki ağır metallerden kurtulunmasında son derece
yararlıdır.
5- Kötü Kokunun Yok Edilmesi
Kötü kokunun yok edilmesi iki nedene dayanmaktadır. Kötü kokunun yok
olmasının birinci nedeni, EM’nin organik maddeyi kontrol altına almasından
kaynaklanmaktadır. EM, organik maddenin fermantasyon yoluyla bozunmasını
sağlayarak, kokuşup çürüyerek (putrefaction) bozunmasının önüne
geçmektedir. Kokuşma durumunda, amonyak ve hidrojen sülfit (H2S) gibi
uçucu bileşikler oluşturarak
kötü kokular üreten mikrobiyal flora kontrol altına alınmış olur.
Böylelikle, kükürt indirgeyerek hidrojen sülfit üreten, amonyak üreten ya
da kokuşup çürüyerek bozunma sürecini başlatan bakteri sporlarının (Clostridium
spp.) varlığı önlenmiş olur.
İkinci neden fotosentetik bakteriler tarafından
biyolojik oksidasyon yoluyla H2S ve S elementinin asimilasyonudur
(özümsenmesidir). EM içindeki fotosentetik bakterilerin konsantrasyonu
H2S’in açığa çıkmasını ve dolayısıyla kötü kokuları önler. Bu durum, yine
S türevi olan merkaptanlar için de ve bağ yapısına bağlı olarak uçuculuğu
değişen tüm diğer Kükürtlü gruplar için de geçerlidir.
Kötü kokuya en çok katkıda bulunan bir diğer uçucu bileşik olan amonyağın
durumunda da, EM içindeki nitrifiye edici bakterilerin sinerjik etkileri
nedeniyle nitrifikasyon hızlanmakta ve bu bileşiğin uçucu hale gelerek
kaybedilmesinin önüne geçilmektedir. Her iki bileşiğin de aynı zamanda
(hidrojen sülfit (H2S) ve amonyak (NH3+)) besin kaynağı olmalarından ötürü
asimilasyonları sonucunda konsantrasyonları azalır ve bu da kötü kokuların
yok edilmesinde
olumlu rol oynar.
EM’nin antioksidan etkisi sayesinde, yağların bozunması
/ oksidasyonu sırasında ortaya çıkan ve kötü kokulardan sorumlu olan diğer
bileşiklerin oluşmasından da kaçınılmış olur.
B - ÇAMUR
Çamurun işlenmesi sırasında anaerobik koşullar geçerlidir. Bu koşullarda
EM uygulandığında normal sindirim (digestion) prosesi hızlandırılmış ve
çamurun kararlılığı (stabilitesi) arttırılmış olacaktır. Bir sindirim
tankında (digestor) iki kademe bulunmaktadır. Birinci kademede
mikrobiyolojik kütle gibi kompleks organik maddeler bozunarak fermantasyon
yoluyla yağlı asitlere, CO2 ve H2’e dönüşürler
(büyük moleküller hidrolize olur). Bu proseste büyük miktarda anaerobik
olan ancak metanojenik olmayan bakteriler rol oynarlar. Bu, EM’nin,
sindirimin birinci kademesinde önemli rol oynayacağı anlamına
gelmektedir.Çeşitli bileşiklerde meydana gelen biyolojik değişimler
aşağıda oklarla gösterildiği yönde hızlanacaktır.
Proteinler > Aminoasitler > NH4+
Yağlar >
Yağlı asitler > Asetat
Yağlar > Gliserol > Organik Asitler
Organik Asitler > Basit Şeker > Kompleks Şeker
İkinci aşamada, metil ve metan gruplarının doğrudan indirgenmesiyle ya da
CO2’in hidrojenle ya da yağlı asitler ve metanol gibi fermentasyon sonucu
indirgenmiş diğer ürünlerle ya da varolan karbonmonoksitle doğrudan
redüksiyonu yoluyla metan üretilmektedir. İçinde metanojenik bakteriler
olmadığı için bu ikinci aşamada EM’nin herhangi bir etkisi olmayacaktır.
EM’nin çamur üzerine önemli etkilerinden biri olarak, daha önce
bahsettiğimiz mekanizmalardan ötürü, kokunun yok olmasından
bahsedilmelidir. Ayrıca, partikül boyutunun küçülmesi sonucu çamur
hacminde önemli derecede azalma gözlenmektedir.
C - EM KULLANMANIN YARARLARI
1- Havalandırma Hacminde Azalma (O2 Tüketimi)
EM
mikroorganizmalarıyla anaerobik koşullarda gözlenen etkinlik sayesinde
organik maddenin bozunmasında görülen artış nedeniyle tüm organik kütlenin
oksidasyonunu sağlamak için gerekli oksijen miktarında azalma olacaktır.Biyolojik reaktöre giren atıksuda hidrolize olmuş organik maddenin
bulunması sayesinde biyolojik reaktöre süreklilik arzeden biçimde
reaktördeki mikroorganizmaların
kolayca sindirebileceği organik madde akışı sağlanmış olur.Bazı
durumlarda, yalnızca oksijen miktarındaki azalma dahi arıtmada kullanılan
EM maliyetini karşılamaya yetmektedir.
2 - Kötü Kokunun Yok Olması
Yukarıda
bahsedilen nedenlerden ötürü, kullanıldığı her yerde EM (tesis, atıksu,
çamur), kötü koku oluşumunu önleyecektir.
3 - İkincil Yararları
Atıksu
tesisinden çıkan çamur içinde EM mikroorganizmalarının bulunması,
kompostlaşma sürecini hızlandıracak ve kompostlaşmayı takiben değerli bir
organik gübre olarak tarımsal uygulamalarda kullanılabilecektir.
EM’NİN SANAYİ VE EVSEL ATIK SU ARITMA TESİSLERİNDE KULLANIMI
EM, atıksu artıma sistemlerinde aşağıdaki koşullara dikkat edilerek
kullanılmalıdır.
1- EM hem aerobik hem de anaerobik koşullarda yararlıdır. Aerobik
arıtma sistemlerinde de biyolojik reaktörden önce dinlendirme ya da
çökeltme havuzlarında bir dereceye kadar anaerobik koşullar mevcuttur.
Mevcut arıtma sistemlerinde bu koşullar kokuşmaya neden olduğundan
dezavantaj gibi görünse de, EM anaerobik koşullar daha iyi çalıştığından
EM’li arıtmalar için en ideal durumu oluşturmaktadır. Biyolojik reaktörde,
en azından 1 ya da 2 ppm çözünmüş oksijen bulunması önem taşımaktadır.
Eğer buna dikkat edilmezse, biyolojik reaktördeki mikroorganizmalar
değişir ve bu da arıtmayı olumsuz yönde etkileyebilir (özellikle aktif
çamur yönteminde).
2- EM, birincil ve ikincil çökeltme tanklarında ve çamur sindirme
ünitesinde etkili olacaktır. Bazı durumlarda, çökeltme tanklarındaki
sedimentasyon hızını %25 ila %50 oranında arttırır. Çamur sindirim
süresini ise %10 ila %20 oranında azaltmaktadır. Tabii bu değerler, sizin
proses üzerindeki kontrol derecenize göre değişebilir.
3- Atıksu arıtmada kullanılan normal EMaktif dozajı Günlük atıksu
miktarının 1:1000 ila 1:2000 oranının bir haftada verilecek şekildedir.
4- Önce yarım dozajlamayla başlamalısınız (1:2.000 ya da 1:4.000)
ve doğru olduğunu düşündüğünüz dozajlamaya ulaşana kadar arttırmalısınız.
Dozajlama artışlarını planlanan dozajlamaya 4 ila 6 haftada ulaşacak
şekilde eşit aralıklarla programlayabilirsiniz. Bu, biyolojik reaktördeki
ve arıtma işlemindeki normal mikroorganizmaları değiştirmemek açısından
önemlidir. Amacımız onları yok etmek değil EM mikroorganizmalarıyla
birlikte uyum içinde çalışmalarını sağlamaktır. Acele davranarak
hedeflenen nihai
dozajlamaya hemen ulaşmaya çalışırsanız, atık sudan çıkan arıtılmış su
içindeki katı madde oranının artmasına ve ayrıca, biyolojik reaktörde
bulking (şişme) denilen soruna yol açabilirsiniz.
5- H2S, merkaptanlar ve amonyak için havanın analitik olarak
kontrolü önem taşımaktadır. EM, İspanya’da en çok kötü kokuları azaltmak
amacıyla kullanılmaktadır. EM uygulayarak, atıksu arıtma tesislerinde
oluşan hidrojen sülfit ve amonyak gazı çıkışı %95 oranında azaltılmıştır.
EM, koku azaltma konusunda çok etkindir.
EVLERDE VE TURİSTİK AMAÇLI KULLANIM
EM’yi, evlerde, otellerde ve diğer yerlerde de kullanabilirsiniz. En çok
kullanım yeri ve şekli aşağıda verilmektedir:
1- Evlerde;
Banyo,
lavabo ve tuvaletlerde hijyenlik sağlama ve kötü kokuları yok etmek için
kullanılabilir. Ayrıca,
foseptik çukurlarına uygulanabilir. Normal kullanım dozu 1:1.000 ya da 10
cc EM /m2.
2- Otellerde;
Otellerin
kötü kokan bazı yerlerinde (merdiven altı ve boşlukları gibi) ve
odalarında (ardiye odaları
gibi) kötü kokuların giderilmesinde ayrıca havasızlıktan ya da nemden
ötürü küf kokan her yerde kötü kokuları yok etmede son derece etkilidir.
Lokanta ve otellerin paket arıtmalarının yetersiz olduğu yerlerde de yine
yukarıdaki dozajlama oranında başarıyla kullanılmaktadır. KOİ, BOİ ve
AKM’yi azaltmaktadır.
3- Diğer Yerlerde;
Otel ve
kamplarda, yine suyun kalitesini iyileştirmede ve kötü kokuları gidermede
kullanılmaktadır.
SONUÇLAR
Atık suda EM kullanımı, kötü kokuların yok edilmesi ve organik madde
sedimentasyon (çökelme) hızının arttırılması; KOİ, BOİ ve AKM’nin
azaltılması açısından son derece yararlıdır. Ayrıca anti-oksidasyon
etkisiyle iyonlaşma bastırılmaktadır.EM kullanıldığında, O2 tüketimi
azaltılabileceği için işletme maliyeti düşecektir. Su arıtıldıktan sonra
içinde hala EM mikroorganizmalarını içereceğinden atıksu tesisinden
doğaya deşarj edildiği her yerde bitki örtüsü ve çevre açısından büyük
iyileşme gözlenecektir. Bu iyileşme, suyun biyolojik kalitesinin
yükselmesinin bir sonucudur. Atıksu arıtmada EM kullanımı çok iyi ve etkin
sonuçlar verenucuz bir teknolojidir.
EM Prosesi
EM’nin içinde çok sayıda ve çeşitli mikroorganizmalar bulunmaktadır. Bu
mikroorganizmalar birbirleriyle yarışmadan, birbirlerine baskın
çıkmaksızın, biri diğerini destekleyerek bir arada yaşamaktadırlar.Bir
mikroorganizmanın salgıladığı madde diğeri için besin oluşturmaktadır.
- Fermantasyon mikroorganizmaları, fotosentez bakterileri için mükemmel
gıdalar üretmektedir.
- Fotosentez bakterileri tarafından salgılanan ATP,
diğer mikroorganizmalarca
kullanılarak, mükemmel mikroorganizma büyümesi sağlanmaktadır.
-
Mikroorganizmalar büyürler ve ürerler...
-
Fotosentez bakterilerinin yakaladığı serbest elektronlar atık su içinde
bir antioksidasyon alanı yaratmaktadır.
-
Mikroorganizmalarca antioksidan maddeler salgılanır...
-
Antioksidasyon alanı iyonlaşma prosesini bastırır.
-
Antioksidasyon alanı patojenlerin çoğalmasını bastırır.
-
Atık su arıtma tesisinde flokülasyon ve çökelmede artış gözlenir.
- Atık su
temizlenir.
|