|
|
TARIMDA EM TEKNOLOJİSİ: KYUSEI DOĞAL ÇİFTÇİLİK?
Kyusei Doğal Çiftçiliği (Kyusei Nature Farming)
kimyasal ve toksik maddelerden arındırılmış ve güvenli gıdalar yetiştirmek
amacıyla Japonya’da geliştirilmiştir. Yıllar boyunca, Kyusei Doğal Çiftçilik
yöntemlerini uygulayan çiftçiler, aslında organik çiftçilik yapmaktaydılar.
Kyusei çiftçileri, ilk kullanıma başlanmasından itibaren kimyasal gübre ve
pestisit kullanmayı reddetmişlerdir. Ancak, nüfusun çoğunluğuna yetecek
miktarda üretim yapmaları mümkün olmamaktaydı.
1980’li yıllarda, Prof. Dr. Teruo Higa, Kyusei Doğal
Çiftçiliğe Etkin mikroorganizmalar kavramını (Effective Microorganisms (EM))
soktu. Böylece, bir grup yararlı mikroorganizma, toprak iyileştirici olarak
kullanılıp, bitkilerde ve toprakta hastalıklara neden olan zararlı
mikropların üremesini bastırdı ve tarımsal bitkilerin organik madde
kullanmadaki verimliliğini artırdı. Bu teknoloji son derece başarılı oldu ve
bu teknolojiyi Asya Pasifik bölgesine yaymak için Tayland’da 1989 yılı
Kasımı’nda bir konferans düzenlendi. Bu konferansta ise, Asya Pasifik Doğal
Tarım Ağı (Asia Pacific Natural Agriculture Network (APNAN)) oluşturuldu.
APNAN’ın birinci amacı; araştırma, eğitim ve
teknolojilerin teşvik edilmesi için Asya Pasifik bölgesinde bir uluslararası
bilim adamları ağı oluşturulmasını sağlamaktı.
Bu etkinlikler, Kyusei Doğal Çifçilik ve Etkin
Mikroorganizmalar (EM) teknolojisini esas alacaktı.
İDEAL TARIMIN İLKELERİ NELER OLMALIDIR?
Kyusei Doğal Çifçiliğinin ana teması, İDEAL TARIMIN
uygulanmasıdır. Kyusei Doğal Çifçiliğin savunduğu ideal tarımın beş ilkesi
şunlardan oluşmaktadır :
1 - İnsanların sağlıklı olmaları için güvenli ve besin değeri olan gıdalar
üretmek.
2 - Hem üreticiye (çiftçiler) hem de tüketiciye ekonomik ve manevi olarak
katkı sağlamak.
3 - Sürdürülebilir ve herkes tarafyıdan kolayca uygulanabilir olmak.
4 - Çevreyi korumak.
5 - Artan dünya nüfusunu beslemek için yüksek kalitede ve yeterli miktarda
gıda üretmek.
EM’NİN FOTOSENTEZ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ NEDİR?
Tarımsal üretim;
güneş enerjisi, su ve karbondioksit gerektiren yeşil bitkilerin fotosentez
prosesi ile başlar. Fotosentez için gerekli bu maddeler her yerde bol
miktarda bulunmaktadır. Böylece, Tarımı, “yoktan bir şey üretmek” olarak
tanımlayabiliriz. Ekonomik etkinlik açısından bakıldığında bu iyi bir şey
gibi görünse de, mevcut tarım son derece düşük verimlidir. Bunun nedeni,
bitkilerce güneş enerjisinin çok düşük bir verimlilikte kullanılmasıdır.
Güneş enerjisinin bitkiler tarafından teorik olarak potansiyel kullanılabilme
oranı %10-20 arasındadır. Ancak, gerçek kullanım oranı ise %1’in altındadır.
Yüksek fotosentez verimliliğine sahip şeker kamışı gibi C4 bitkilerinin
kullanılma oranı bile azami büyüme dönemi sırasında %6-7’yi pek
geçmemektedir. En iyi verim alınan tahıllarda bu oran
normalde %3’ün altında seyretmektedir.
Geçmişte yapılan çalışmalar, ana ürün
kloroplastlarının fotosentez verimliliğinin daha fazla artırılamayacağını
göstermiştir. Bu, biyokitle üretim kapasitesinin azami düzeye ulaştığı
anlamına gelmektedir. Bu yüzden, biyokitle üretimini artırmanın en iyi yolu,
insan gözüyle görülebilen ışığı (visible light) (kloroplastlar halen bu ışığı
kullanamamaktadır) ve kızıl ötesi ışınları kullanmaktır. Bu ışınlar birlikte
toplam güneş enerjisinin %80’ini oluşturmaktadır. Ayrıca, organik moleküllerin
bitkiler tarafından doğrudan kullanımı yoluyla bitki ve hayvan artıklarının
içerdiği organik enerjinin geri kazanılmasının yollarını da araştırmalıyız.
Fotosentetik bakteri ve yosun (alg), ortamda organik
madde bulunduğunda, 700 ila 1200 nm dalga boylarını kullanabilmektedir.Yeşil
bitkiler bu dalga boylarını kullanamazlar. Ayrıca, fermantasyon
mikroorganizmaları organik maddeyi parçalayarak, amino asitler gibi karmaşık
bileşikleri açığa çıkararak bitkilerin kullanımına sunarlar.
Bu ise, organik maddenin tarımdaki verimliliğini
artırır. Buradan yola çıkarak, tarımsal üretimin artması için önemli bir
etmenin, toprakta organik maddeyi ve güneş enerjisini verimli biçimde
kullanacak ve organik maddeyi parçalayacak etkin mikropların bulunması
olduğunu söyleyebiliriz. Böylelikle, güneş enerjisinin kullanım verimliliği
artırılmış olur.
EM’NİN TARIMDAKİ YARARLARI KISACA NELERDİR?
Tarımda uygulandığında EM’nin yararlı etkilerinden
bazıları verilmektedir:
(a) Bitkilerde filizlenmeyi, çiçeklenmeyi, meyve vermeyi ve olgunlaşmayı
teşvik eder.
(b) Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik ortamını iyileştirir ve
topraktaki patojenleri ve zararlıları (haşaratı) bastırır.
(c) Tarımsal ürünlerin fotosentez yapma kapasitesini yükseltir.
(d) Daha iyi filizlenmeyi ve bitki büyümesini garanti eder.
(e) Organik maddenin gübre olarak verimliliğini artırır.
(f) Tarımsal ürünlerin verimliliği ve kalitesini artırır.
EM İÇİNDEKİ MİKROORGANİZMALARIN TOPRAKTAKİ ETKİLERİ NELERDİR?
(1)
Fotosentez Bakterisi (Fototropik Bakteri)
Fotosentez bakterileri, yaşamlarını kendi
kendilerine destekleyen bağımsız bakterilerdir. Bu bakteriler, güneş
ışınlarını ve toprağın ısısını enerji kaynağı olarak kullanarak; kök
salgılarından, organik maddeden ve/veya zararlı gazlardan (örneğin, hidrojen
sülfür) yararlı maddeler sentezlerler. Yararlı maddelerse amino asitler,
nükleik asitler, biyoaktif maddeler ve şekerden oluşmaktadır ki bunların
hepsi bitkilerin büyümesini ve gelişmesini teşvik etmektedir. Bu yararlı maddeler
hem doğrudan bitkiler tarafından emilirler hem de bakterilerin daha da
artması için büyüme ortamı (substrate) olarak davranırlar. Bu yüzden,
topraktaki fototropik bakterilerin artışı diğer etkin mikroorganizmaları daha
da artıracaktır. Örneğin, fototropik bakterilerin salgıladığı büyüme ortamı
olarak davranan azotlu bileşiklerin (amino asitler) varlığından ötürü kök
çevresinde (rhizosphere) VA (vesicular-arbuscular) mikoriza artmıştır. VA
mikoriza, topraktaki fosfatların çözünürlüğünü artırarak, normalde bitkilerin
alımı için çözeltide olmayan fosfatları çözeltiye geçirir. VA mikoriza, azot
fikse eden Azotobakter ve
Rhizobium bakterileri ile bir arada bulunabilir ve baklagillerin havadaki
azottan yararlanma yeteneğini arttırır.
(2) Laktik Asit Bakterisi
Laktik asit bakterisi, fotosentez bakterisinin ve
mayanın ürettiği şekerler ve diğer karbonhidratlardan laktik asit üretir.
Uzun süredir laktik asit bakterilerini kullanarak yoğurt ve turşu yapılması
bu sayede mümkün olmaktadır. Bununla birlikte, laktik asit çok kuvvetli bir
sterilize edicidir. Zararlı bakterileri bastırır ve organik maddenin
bozunmasını hızlandırır.Dahası, laktik asit bakterisi, lignin ve selüloz gibi
organik maddelerin bozunmasını da artırır ve bu maddeleri, bozunmamış organik
maddeden kaynaklanan zararlı etkilere neden olmaksızın, fermantasyona
uğratır.
Laktik asit bakterisi, sürekli ekilen tarımsal
bitkilerde hastalıklara neden olan Fusaryum un çoğalmasını /
yayılmasını engelleme yeteneğine sahiptir. Fusaryum popülasyonunun artması
genel olarak bitkileri zayıflatmaktadır. Bu durum hastalıkları teşvik etmekte
ve zararlı nematodların aniden çoğalmasına neden olmaktadır. Laktik asit
bakterileri, Fusaryumun yayılmasını ve işlevini bastırırken, nematod
oluşumları da yavaş yavaş ortadan yok olmaktadır.
(3) Mayalar
Mayalar; fotosentez bakterileri, organik madde ve
bitki kökleri tarafından salgılanan amino asitler ve şekerlerden bitkilerin
büyümeleri için yararlı antimikrobiyal ve yararlı maddeler sentezlerler.
Mayalar tarafından üretilen hormonlar ve enzimler
gibi biyoaktif maddeler aktif olarak hücre ve kök bölünmesini teşvik eder.
Mayaların salgıları, laktik asit bakterileri ve aktinomisetler gibi etkin
mikroorganizmalar için büyüme ortamı sağlarlar.
(4) Aktinomisetler
Bakterilerle mantarlar arasında bir yapıya sahip
aktinomisetler, fotosentez bakterileri ve organik madde tarafından salgılanan
amino asitlerden antimikrobiyal maddeler üretirler. Bu antimikrobiyal
maddeler ise, zararlı mantar ve bakterileri bastırırlar. Aktinomisetler
fotosentez bakterileri ile bir arada yaşayabilirler.Böylece, her iki tür de
toprağın antimikrobiyal etkinliğini artırarak toprak ortamının kalitesini
yükseltirler.
(5) Küfler
Aspergillus ve Penicillium gibi küfler organik maddeyi
hızla bozunmaya uğratarak; alkol, esterler ve antimikrobiyel maddeler
üretirler. Bunlar ise, kötü kokuları bastırır ve zararlı böceklerle
kurtçukları önlerler.
Etkin Mikroorganizmalar içinde bulunan her bir türün
(foto sentetik bakteriler, laktik asit bakterileri, mantarlar, aktinomisetler
ve küfler) kendine özgü önemli bir işlevi bulunmaktadır. Ancak, fotosentez
bakterileri, EM etkinliğinin en önemli bileşenidir.
Fotosentez bakterileri, diğer mikroorganizmaların
etkinliklerini destekler. Diğer yandan, fotosentez bakterileri, diğer
mikroorganizmalarca üretilen maddeleri de kullanırlar. Bu olay, “birlikte
varoluş (coexistence) ve birlikte gelişme (co-prosperity)” olarak
adlandırılmaktadır.
Toprakta Etkin Mikroorganizmalar arttıkça, yerli
etkin mikroorganizmaların popülasyonu da giderek artar. Böylece, mikro flora
zenginleşir ve topraktaki mikrobiyal eko sistemler iyi dengelenir. Belirli
tür mikroorganizmaların (özellikle zararlı olanların) artışı önlenir.
Böylelikle topraktan kaynaklanan hastalıklar bastırılmış olur.
Bitki kökleri; karbonhidratlar, amino ve organik
asitler ve aktif enzimler salgılar. Etkin mikroorganizmalar büyümek için bu
salgıları kullanırlar. Bu süreç sırasında, EM, amino ve nükleik asitler,
bitkiler için çeşitli vitaminler ve hormonlar da salgılarlar. Dahası, bu tür
topraklarda, etkin mikroorganizmalar kök bölgesinde (rhizosphere), bitki ile
birlikte bulunurlar (symbiosis). Sonuç olarak, etkin mikroorganizmaların
baskın olduğu bu tür topraklarda bitkiler ola.anüstü iyi büyürler.
TARIMSAL ÜRETİMDE HANGİ EM ÜRÜNLERİ KULLANILMAKTADIR?
Tarımsal üretimde kullanılan EM ürünleri
şunlardır:
EM aktif, EM Bukaşi, EM5 ve EMFPE. Bu ürünlerin hepsi EM mikroorganizmalarını
içerir ve kesinlikle kimyasal madde içermez ve tamamen doğaldır. Bu ürünlerin
tamamı, toprağın ekime hazırlanmasından hasada kadar kullanıldığında, EM
Teknolojisinden tarımda yararlanılmış olur.
EM AKTİF NEDİR VE NASIL HAZIRLANIR?
EM, piyasada EM1 olarak satılmaktadır. EM 1, hoş bir
kokusu ve tatlı ekşi tadı olan sarımsı kahverengi bir sıvıdır. EM1’in pH’ı
3.5’un altında olmalıdır. Çözeltinin pH’ı 4.0’ün üzerinde olduğunda kötü ve
rahatsız edici bir kokusu vardır ve EM1 bozulmuştur. Kullanılmamalıdır. EM1
içindeki EM mikroorganizmaları dormant haldedir ve aktifleştirilerek
kullanılmalıdır. İşte EM1 aktifleştirildiğinde elde edilen ürüne EM aktif
denir. Orijinal EM1’in dormant halde olduğunu ve aktifleştirilmesi
gerektiğini söylemiştik.
Bu aktifleştirme
işlemi aşağıdaki gibi yapılır:
Klor içermeyen suya %5 EM1, %5 şeker kamışı melası
(veya temiz pancar melası da kullanılabilir ancak kullanmadan önce 70 C
derecede 2 saat tutularak pastörize edilirse daha iyi olur) ilave edilir.
Kuyu suyu kullanılırsa daha iyidir. Çeşme suyu kullanılırsa, bir gün önceden
ağzı açık bir kapta bekletilirse kloru uçacaktır. Bu karışım ağzı kapaklı
plastik bir kap (cam kap kullanmayınız) içine konur. Kabın üst kısmında
çıkacak gaz için yer bırakmaya özen gösteriniz. Kabın ağzı sıkıca kapatılarak
güneş almayan bir yerde yaklaşık 30-35 C derecede 7 ila 10 gün bekletilir
(gaz çıkışı bitene veya azalana kadar). Her gün kabın kapağı hafifçe
gevşetilerek biriken gaz alınır. Gaz çıkışı azalıp pH 4’ün altına indiğinde
EM aktifiniz kullanıma hazırdır.
EM AKTİF NASIL UYGULANIR?
EM Aktif genellikle sulama suyuna karıştırılarak
kullanılır. Klorsuz suyla 1/1000 oranında seyreltilerek sulama yapılır.
Sulama yapılmayan yerlerde 1/1000 oranında seyreltilmiş çözelti, toprak
üzerine spreylenerek uygulanabilir.
EM BUKAŞİ NEDİR?
“Bukaşi”, “Fermente olmuş organik madde” anlamına
gelen Japonca bir sözcüktür. En uygun organik maddelerden hazırlanır. Fermantasyona uğratılarak yapılır. Bukaşi normal olarak
toz ya da granül şekilde bulunur. Bukaşi, Japon çiftçiler tarafından,
toprağın mikrobiyal çeşitliliğini artırmak ve bitkilere besin maddesi
sağlamak amacıyla geleneksel olarak kullanılmaktadır. Bukaşi, geleneksel
olarak, buğday veya pirinç kepeği gibi organik maddeler, ormanlardan ve dağlardan
toplanan ve içinde çeşitli mikroorganizmalar içeren topraklarla fermantasyona
uğratılarak üretilegelmiştir. Bukaşi, kompost ile eşdeğerdedir, ve organik
maddenin EM ile fermantasyonu yoluyla üretilir. Bukaşi, proses (fermantasyon)
gerçekleştirildikten sonra 3 ila 6 ay içinde kullanılabilir (Havasız bir
ortamda saklanırsa). Bukaşi, içindeki organik maddenin tamamı komposttaki
gibi ayrışmamış olsa bile tarımda kullanıma uygundur. Bukaşi gübre olarak
toprağa atıldığında, organik madde, hem etkin mikroorganizmaların toprakta
yaşamlarını devam ettirmeleri hem de bitkiler için besin görevi görür.
EM BUKAŞİ’Yİ DİĞER KOMPOST GÜBRELERDEN AYIRAN NEDİR?
Bukaşi™ organik kompost gübrenin diğer kompostlardan
farkı oksidasyon değil de fermantasyon yoluyla üretilmesi ve yararlı
mikroorganizmalarca zengin olmasıdır. Kompostlaştırılacak yığının oksidasyon
yoluyla (yani kokuşarak) 70-90 C derece gibi yüksek sıcaklıklara ısınmasına
izin verilerek üretilen kompostlardaki organik madde doğal enerjisini büyük
oranda kaybetmiştir. Daha düşük sıcaklıklarda fermantasyon yoluyla üretilen
Bukaşi™ kompost ise, enerjisini büyük oranda korumaktadır ve toprağa
uygulandığında bu enerjiyi toprağa ve tarımı yapılan bitkilere verir.
Fermantasyon yoluyla üretilen kompost bu yüzden bitkiler için daha
faydalıdır. Ayrıca, Bukaşi™ kompost gübre içinde 4 ana grup yararlı
mikroorganizma ve bunların da toplam 82 çeşit alt grubu bulunmaktadır. Her
bir mikroorganizma özenle seçilmiştir. Mikroorganizmaların görevleri
birbirini tamamlamakta ve toplam bir sinerji yaratmaktadır.
EM BUKAŞİ ‘NİN YARARLARI NELERDİR?
Önerdiğimiz oranlarda düzenli olarak kullanıldığında Bukaşi™ Organik Kompost
Gübre aşağıdaki yararları sağlar;
• Topraktaki besinleri bitkilerin alabileceği şekilde açığa çıkarır. Besinler,
bitki bünyesine aldıkça yavaş yavaş açığa çıkar. Böylece, besinlerin yağmur
sularına karışarak ziyan olması ve yeraltı sularını kirletmesi
önlenmiş olur.
• Topraktaki mikrobiyal aktiviteyi arttırır. Toprağın fiziksel, kimyasal ve
biyolojik ortamını iyileştirir.
• Toprağın yapısını ve su tutma kapasitesini geliştirir.
• İçerdiği fototropik bakteriler sayesinde bitkilerin fotosentez
kapasitelerini (güneş ışınlarından yararlanma oranını) arttırır.
• Topraktaki patojenleri ve hastalıklara neden olan zararlıları bastırır.
İçindeki yararlı mikroorganizmalar, topraktaki ne yararlı ne de zararlı
mikroorganizmaları yararlı mikroorganizma şeklinde işlev görmeye
teşvik eder.
• Bitkinin sağlıklı bir şekilde gelişmesini sağlar
• İçindeki antioksidan maddeler sayesinde bitkilerin daha sağlıklı ve
ürünlerin raf ömrünün daha uzun olmasını sağlar.
• Topraktaki kimyasal madde ve pestisit kalıntılarını parçalar ve zararsız
hale getirir.
EM BUKAŞİ NASIL UYGULANIR?
Genel olarak, yeterince organik madde bulunan üst
toprağa 1 metrekareye 200g Bukaşi uygulayınız.
(1 dekara 200
kg) Toprağın organik madde içeriği düşükse, daha fazla (en fazla metrekareye
1 kg, dekara 1 ton) Bukaşi uygulayabilirsiniz.
Çoğu yerlerde, ideal kullanım oranı dekara 400 kg
olarak tavsiye edilmektedir. Üst toprağa karıştırılarak uygulanır. Bukaşiyi
uyguladıktan 30 gün sonra dikim yapınız. Hemen dikim yaparsanız, bitkiye
zarar verebilir. Ya da Bukaşiyi üst toprakla karıştırıp 30 gün bekletir ve
ondan sonra kullanırsanız hemem bitki dikebilirsiniz.
EM5 NEDİR?
EM5; melas ve özenle seçilmiş mikroorganizmalarla fermante olmuş
ekşi tatlı kokulu kahverengimsi sıvı bir mikrobiyal gübre ve kaliteli bir
bitki yardımcı besin maddesi olarak tüm dünyada başarıyla kullanılmaktadır.
EM5, sıcaklığı değişmeyen serin ve karanlık bir
yerde saklanmalıdır.Doğrudan güneş ışığı altında ya da buzdolabında
saklamayınız. EM5, hazırlandıktan sonra üç ay içinde kullanılmalıdır.
EM5’İN YARARLARI NELERDİR?
EM5, tarımsal bitkilerin hastalık ve zararlılara
karşı direncini artırmak için kullanılır. Kimyasal uygulamalar hızlı sonuç
verse de, bitkilere ve toprağa zararlı olabilir. Kimyasal maddelerin uzun
vadeli etkisi, hem çevre açısından hem de çiftçinin ekonomik durumu ve
sağlığı açısından felakete neden olabilir. EM5, aşırı derecede uygulansa bile
hiçbir kötü etkisi söz konusu değildir. Aksine, içindeki EM’nin bitki tarafından
absorblanmasından ötürü, bitkinin gücünü ve antioksidasyon düzeyini (bir
başka deyişle hastalıkları, haşereleri ve gücünü azaltacak herhangi bir
olumsuzluğu yenme yeteneğini) artırabilir. Her ne kadar toprağa ve
yetiştirilen ürünün türüne bağlı olarak en iyi koşulları yaratması zaman alsa
da; çevre, toprak, bitki ve çiftçinin ekonomik durumu EM5’ten yarar
sağlayacaktır.
EM5 kullanımı sayesinde toprağın koşulları
değişeceği için, uzun vadede daha az EM5 kullanılacaktır. Bu sayede,
kendilerini hastalıklardan ve haşerelerden koruyabilen sağlıklı ve güçlü
ürünler yetiştirilecektir. Hasat sonrası ürün artıklarının tekrar toprağa
bırakılması önerilmektedir. EM5, EM1 içermektedir. Bu yüzden, verimi ve
ürünün kalitesini yükselterek EM1’in yararlı etkilerine katkıda bulunur.
Sonuçta kimyasal gübrelere daha az para harcanır tarım kimyasallarına ise hiç
para harcanmamış olur.
EM5 NASIL UYGULANIR?
• 1 litre EM5’i 500 litre su ile seyreltiniz ve EM5’i tarımsal bitkileri
ıslatacak şekilde özellikle yaprak altlarına doğru spreyleyiniz.
• Çimlenmeden hemen sonra haşarat ve hastalık görünmeden önce spreylemeye
başlayınız.
• Sabah erken veya öğleden sonra güneşin sıcaklığının
azaldığı ya da yağmur yağdıktan bir süre sonra spreyleyiniz.
• EM5’i düzenli aralıklarla uygulayınız.
EM5; pestisit, germisit ya da zararlı bir kimyasal madde olmadığından,
uygulama yöntemi diğer tarım kimyasallarından farklıdır. Kimyasal maddeler
bir sorunu zorla ve çabucak çözmek için kullanılır ve belirli aralıklarla
uygulanırlar. EM5 ise, bitki dikildikten sonra herhangi bir haşere ya da
hastalık ortaya çıkmadan önce uygulanmalıdır. Bu yapılmaz ve hastalık ya da
haşere ortaya çıkarsa, EM5 ile sorun ortadan kalkana dek her gün veya gün
aşırı spreylenmelidir.
Uygulama, haftada bir ya da iki kere doğrudan
bitkiler üzerine spreylenerek yapılabilir. Bitkinin her tarafı spreylenirse,
iyi sonuç elde edilmesi garanti altına alınmış olur. EM5 etkisini zaman
içinde gösterir. Bu yüzden, düzenli olarak uygulanırsa en iyi sonuç elde edilir.
EM5 toprakta ve bitki üzerindeki pestisit kalıntılarını da
parçalayarak yok eder böylece ihraç ürünlerinde zararlı ve yasaklanmış
kalıntı madde çıkmaz.
EM FPE NEDİR VE NE YARAR SAĞLAR?
EM ile fermantasyona uğratılmış dağlardan toplanmış bitki özü, melas ve
yabancı ot karışımıdır. Bu ürünün ana görevi, bitkilere kaliteli besin
sağlamak ve aynı zamanda hastalık ve patojenlere karşı bitkinin direncini
artırmaktır.
EM ile fermantasyona uğratılmış bitki özü, taze
yabancı otlar kullanılarak hazırlanır. EM-F.P.E., yabancı otlardan gelen
organik asitler, biyoaktif maddeler, mineraller ve diğer yararlı maddeler
içerir. Yabancı ve şifalı otlar kullanıldığı için EM-F.P.E. son derece
maliyet etkin bir üründür.
EM FPE NASIL UYGULANIR?
• Sulama kabı, sprinkler ya da sulama sistemleriyle toprağın sulanması
yoluyla (1 litre EM-F.P.E. / 500 litre su oranında seyreltilerek).
• Seyreltilmiş (1:500) EM-F.P.E. çözeltisi doğrudan bitkilerin üzerine
spreylenerek.
• Çimlenmeden sonra, haşarat ve hastalık ortaya çıkmadan önce spreylemeye
başlayınız.
• Sabahleyin erken veya öğleden sonra güneşin etkinliği geçerken ya da yağmur
yağdıktan bir süre sonra spreyleyiniz.
• EM-F.P.E.’yi düzenli aralıklarla uygulayınız.
• EM-F.P.E. ve EM5’in yarı yarıya karıştırılarak birlikte kullanılması daha
etkilidir.
EM-F.P.E., sıcaklığı değişmeyen karanlık ve serin
bir yerde saklanmalıdır. Buzdolabında ya da doğrudan güneş ışığı alan yerlerde
saklamayınız.
BAHÇE, SERA VE ÇİM
YETİŞTİRMEDE EM NASIL KULLANILIR?
• Bukaşi Uygulaması:
Toprağın organik madde içeriğine göre ortalama 400
kg bukaşi/dönüm EM Bukaşi uygulanır. 10lt EMa/dönüm sulama suyuna katılır.
Toprağın üzerine hafifçe işlenir. 30 gün beklenir ve toprak hazır hale
geldikten sonra tohum ya da çim ekilir.
• EMa Çözeltisi (Sulama için):
Büyüme döneminde haftada 1 kere EMa çözeltisini 1lt
Ema/1000lt su oranında karıştırarak sulama yapılır.
• EM5 + EM-F.P.E Çözeltisi:
Zararlı böcek ve mantar hastalıklarına karşı direnci
artırmak amacı ile 1 litre EM5 + EM-F.P.E çözeltisi (0,5 litre EM5 + 0,5
litre EM FPE) / 500 litre su ile seyreltilerek 7-14 gün ara ile yapraklara
birkaç kez doğrudan püskürtülür. (Seralarda ya da naylon çim tünellerinde
haftada 1-2 kez, çünkü ısı ve nem oranı böcek ve hastalık oluşumunu körükler)
Herhangi bir zararlı veya hastalık tespit
edildiğinde EM5 + EM F.P.E çözeltisi uygulaması problem ortadan kalkana kadar
her gün ya da gün aşırı yapılır.
EM5+EM-F.P.E çözeltisi her zaman sabahları erkenden ya da yağmurdan sonra,
sıcak günlerde ise güneş batımından sonra uygulanır.
EM uygulandığında kimyasal gübrelere gereksinim
yoktur, ancak diğer organik gübrelemeler uygulanabilir ve tavsiye edilir.
TARLA ÜRÜNLERİNİ YETİŞTİRMEDE EM NASIL KULLANILIR?
[Toprağın Hazırlanması]
Fide ekilmeden ya da tohum atılmadan 2-3 hafta önce, 100-200kg /dönüm Bukaşi
ve EMa (10 lt EMa /dönüm) uygulayınız ve toprağı sürünüz. Toprağı sürdükten
sonra kalan sap saman ya da naylon örtüyle malçlama yapınız. Malçlama
toprağın nemli tutulmasında (EM’in artmasını sağlar) ve yabancı otların
kontrol edilmesinde etkilidir.
[Fide Yetiştirilmesi]
Fideleri yetiştirmek için Bukaşi ile iyi
bir toprak hazırlayınız.
Tohumları (örneğin patates tohumlarını) 2-3 saat
süreyle seyreltilmiş EMa çözeltisine yatırarak tohumların EM ile tamamen
kaplanmasını sağlayynyz. Aşağıda tohumların aşılanması kısmına bakınız. Bu
işlem sayesinde tohumlar EM ile aşılanmış olur. Tohumları ektikten sonra, EMa
(1 lt EMa / 1000lt su) ile sulayınız. Sonra, zararlı ve hastalıklara karşı
direnci artırmak için haftada 2 kez EM5 (1/500) spreyleyiniz.
Tohum Aşılama
Aşılama süresi: Küçük boy tohum > 20-30 dakika
(Örn.:kolza, yonca)
Aşılama süresi: Orta boy tohum > 30-60 dak.
(Örn.:Buğday)
Aşılama süresi: Büyük boy tohum > 2-3 saat
(Örn.:Kabak, bakla, mısır, patates)
Sonuç:
- Tohumun
çimlenmesi hızlanır.
- Bitkinin hastalıklara karşı direnci artar.
- Bitkinin büyümesine yardımcı olur.
Uygulama
Şekli:
- Belirtilmiş zaman süresince tohum bir çuval içerisinde EMa çözeltisine
daldırılarak bekletilir.
- Tohum yayılarak belirtilen süre kadar nemli kalacak şekilde püskürtülür.
- Mümkün olduğunca nemli iken ekilir.
- Ekim Makinesi kullanılacaksa tohumlar, taş kumu, tebeşir kireci gibi
maddelerden biriyle birlikte hafifçe serpilerek karıştırılır.
[Fideleri
(tohumları) dikmeden/ ekmeden önce ve sonra]
Ekim yapmadan 3-7 gün önce, seyreltilmiş EMa
çözeltisi (1:1000) (10lt EMa/dönüm) uygulayınız. Fideleri tarlaya diktikten
sonra kökleri gelişene kadar, taşkın oluşturacak şekilde seyreltilmiş EMa
çözeltisi (1lt EMa / 1000lt su) uygulayınız. Bu kez kullanacağınız EMa
çözeltisinin hacmi sabit değildir. Kullanacağınız EM miktarını, taşkın
yaratmak için gerekli su hacmine uygun olacak şekilde seyreltiniz.
* Bukaşi, tohumları ya da fideleri ekmeden 30 gün önce uygulanmalıdır. Çok
fazla Bukaşi kullanılması sorunlara yol açabilir. (Dekar başına 1 tondan
fazla Bukaşi uygulanmamalıdır !)
[Bitki Büyüme Dönemi]
Yetiştirilen ürünün cinsine bağlı olarak, 1 ay
süreyle haftada 1 kez olmak üzere, seyreltilmiş EMa (1:1000) (10 lt EMa
/dönüm) uygulayınız. Fazla uygulama yapılması herhangi bir soruna yol açmaz,
aksine daha etkili olur. Büyüme döneminin başında, spreyleme aralıklarını
kısaltarak, uygulama sayısını artırınız. Eğer
büyüme tatmin edici ise, daha uzun aralıklarla uygulayınız.
Zararlı ve hastalıklara karşı direnci artırmak için
yapraklara 7-14 günlük aralıklarla EM5 + EM-F.P.E. spreylenmelidir. EM5’e %
0,1 oranında melas ya da sarısabır (aloe) suyu ilavesi EM5’in etkinliğini
artırır. Lütfen EM5 1:500’den daha az seyrelterek spreylemeyiniz. Ürünün
büyümesini gözlemlerken, ilave organik madde olarak Bukaşi uygulayınız.
Bukaşiyi çok fazla uygulamayınız ve bitkilerin doğrudan üzerlerine değil
etrafına uygulayınız.
EM5 çözeltilerini asla 1:500’den daha az
seyreltik olarak kullanmayınız. Konsantre çözeltiler fizyolojik sorunlara yol
açabilir ya da pH’ı düşük olduğu için özellikle kuru mevsimde yapraklar
üzerinde sarı lekeler oluşmasına neden olabilir.
[Tarımsal Kimyasal Maddelerle Birlikte Kullanıldığında]
Tarımda kullanılan kimyasal maddeler, özellikle de
mantar öldürücüler (fungicides = toprak dezenfekte ediciler), EM’in etkisini
yarı yarıya azaltırlar. Bu kimyasalları uyguladıktan sonra, birçok kez EM5
spreyleyiniz.
[Hasat]
Yalnızca bitkinin gerekli kısımlarını hasat ediniz
ve geriye kalanların tamamını toprakta bırakınız. Hasar görmüş ve hasta
bitkiler de toprakta bırakılmalıdır. Bukaşi ile birlikte seyreltilmiş EMa
(1lt EMa / 1000lt su) ilave ediniz. Sap saman ya da başka malzemelerle
malçlama yapınız.
Bu işlemden 1 ay sonra yeni ekim / dikim sezonu için
tohum ya da fide ekilebilir.
MEYVE AĞAÇLARINI YETİŞTİRMEDE EM NASIL KULLANILIR?
[Ekim Yapmadan Önce ve Sonra]
Dikim çukurunu açınız. Bukaşi ve organik madde
koyunuz. Buraya koyacağınız Bukaşinin 30 gün öncesinden dikim yapılacak
toprakla en fazla %50 oranında karıştırılmış olmasına özen gösteriniz ve
dikim çukurlarına bu bukaşi + toprak karışımından koyunuz. Fideyi diktikten
sonra düşmüş yapraklarla ya da buğday veya pirinç saplarıyla malçlama yapınız
ve seyreltilmiş EMa ile (1lt EMa /1000lt su) sulayınız.
[Büyüme Dönemi]
Düzenli biçimde, seyreltilmiş EMa (1lt EMa / 1000 lt su) (10 lt EMa/dönüm )
ve Bukaşi (200g - 500g/metrekare) uygulayınız. Ağaç gövdesine değmeyecek
şekilde ağacın yaklaşık 30 cm uzağına uygulayınız. Zararlı ve hastalıklara
karşı direnci artırmak için düzenli olarak EM5 (1litre EM5 / 500lt su)
spreyleyiniz.
[Hasattan Sonra]
Seyreltilmiş EMa çözeltisi (1lt EMa /1000 lt su) (10
lt/ dönüm EMa çözeltisi) ve Bukaşi (200kg – 1 ton/dönüm) uygulayınız.
[Kesekli Ekim Sistemi]
Toprağa baklagiller ya da ota benzer örtü bitkileri
ekiniz. Yılda birkaç kez kesiniz ve kestiğiniz bitkileri / otları malç olarak
kullanınız. Bu sistem toprak erozyonunu önler topraktaki organik maddeyi
artırır ve toprağın agregat (topaklaşma) yapısını iyileştirir. Sırayla
malç-kesek sisteminin uygulanması önerilmektedir.
[EM İle Malçlama]
Çimen malç doğal çiftçilikte önemli bir tekniktir.
Malçın yararları şunlardır: Toprak erozyonunu önler, toprağın nemini ve
sıcaklığını korur, EM için iyi bir yaşama ortamı yaratır, yabancı otları
bastırır ve organik madde sağlayarak toprağın fiziksel koşullarını
iyileştirir. Bitkiler için besin maddesi(özellikle suda çözünebilen potasyum)
sağlar. Malçın üzerine daima Bukaşi ya da melas ile seyreltilmş EM uygulamaya çalışınız.
KİMYASAL GÜBRE VE İLAÇ KULLANARAK TARIM YAPMAKTAYIM.
EM’Yİ NASIL KULLANABİLİRİM?
Bu kitapçıkta açıklandığı gibi EM kullanın
ancak normalde kullandığınız kimyasal gübre miktarını birinci yıl yarı yarıya
azaltın! İkinci yıl yine yarı yarıya azaltın (önceden kullandığınız miktarın
dörtte birine indirin). Üçüncü yıldan sonra yalnızca EM kullanabilirsiniz.
Bunu tavsiye etmemizin nedeni toprakta aniden büyük bir değişiklik yaparak
ürün kaybına uğramanızı önlemektir. Düzenli olarak EM kullandıktan sonra, EM
ile her yıl ürün miktarınızda artış ve toprağınızın kalitesinde iyileşme
olduğunu gözleyebileceksiniz.
MİKROBİYEL ETKİNLİĞE GÖRE TOPRAKLAR NASIL SINIFLANDIRILIR?
(1) Hastalık Yapıcı Topraklar:
Bu tür topraklarda, tüm mantarlar içinde Fusaryum yüzdesi yüksektir (%15 –
20’den fazla). Yüksek azot içeren işlenmemiş organik madde ilave edildiğinde,
bu topraklar kötü bir koku üretirler. Bu topraklarda zararlı böceklerle
birlikte kurtçuklar (maggots) vardır. Haşarat ve hastalıklar yaygındır ve
bitkiye önemli derecede zarar verir.Bu yüzden, bu topraklara işlenmemiş
organik madde uygulanması ürünler için zararlıdır. İşlenmemiş organik madde
uygulanması toprağı sertleştirir. Toprağın fiziksel şartları bozulur. Bu tür
topraklar eğer pirinç
tarlalarında ise gaz çıkışı söz konusudur. Yüksek miktarlarda kimyasal gübre
ve/veya tarımsal kimyasal maddelerin uygulandığı topraklar sonunda
bu tür topraklara dönüşür.
(2) Hastalıkları Bastıran Topraklar
Bu tür topraklarda antibiyotik maddeler üreten
mikroorganizmalar mevcuttur. Böylece, topraktan kaynaklanan hastalıklar kolay
kolay gelişemez. Penicilium, Tricoderma, Streptamyces gibi mikroorganizmalar
aktif olduklarından, toprakta tüm mantarlar içindeki Fusaryum yüzdesi
düşüktür (%5’in altında). Yüksek azot içeren işlenmemiş organik madde ilave edildiğinde,
bu topraklar kötü koku üretmezler. Organik madde bozunduktan sonra, bu tür
toprakların taze tatlı bir dağ toprağı kokusu vardır. Bu tür toprakların
agregasyonu ve geçirgenliği iyidir. Tarım yapıldığında, haşarat ve hastalık
oluşumu düşüktür. Fakat ürün verimi o kadar iyi değildir. Bu topraklar,
“sentezleyici topraklarla” birlikte karıştırılarak kullanıldığında üretkenlik
artırılmış olur.
(3) Öncel Fermantasyon Toprağı (Zymogenic Soil)
Bu topraklar esasen, laktik asit bakterileri ve maya
gibi fermantasyon mikroorganizmaları içerirler. Yüksek azot içeren işlenmemiş
organik madde ilave edildiğinde, bu topraklar fermantasyona uğramış aromatik
bir koku yayarlar. Aspergillus ve Rhizopus gibi fermantasyona uğrayabilen
mantarların popülasyonu artmıştır. Bu topraklarda tüm mantarlar içindeki
Fusaryum yüzdesi düşüktür (%5’in altında). Suda kararlı toprak agregatları
yüksektir ve toprak yumuşaktır. Bu yüzden, inorganik bileşenlerin çözünürlüğü
artmıştır. Bu topraklarda, ürünlerin (bitkilerin) büyümelerini teşvik eden
amino asitler, şeker, vitaminler ve diğer biyoaktif maddelerin miktarı
artmıştır.
(4) Sentez Yapıcı Topraklar
Bu topraklar; fotosentetik ve azot sabitleyen
bakteriler gibi mikroorganizmalar içerirler. Kararlı toprak nemliliği koşullarında,
az miktarda organik madde ilavesiyle toprağın kalitesi artırılır. Bu
topraklarda tüm mantarlar içindeki Fusaryum yüzdesi düşüktür. Bu topraklar,
genellikle, “hastalıkları bastıran topraklarla” karıştırılarak kullanılırlar.
Öncel Fermentasyon - Sentezleyici Toprak
“Öncel fermantasyon toprağı” ile “Sentetik toprak” karıştırıldığında,
tarımsal üretim için ideal bir toprak elde edilmiş olur. Bu tür topraklara
“Ön fermantasyon-sentezleyici topraklar” denir
|
|
|